Sürdürülebilirlik Baskısı Altında Marka Konumlandırması: Mercedes

Bildiğiniz gibi Mercedes’in Görünmez araba ürettiği başlığı ile yayımlanan video oldukça ilgi gördü sosyal medyada. Mercedes özel görüntü sistemleri ile kapladığı aracını görünmez olarak lanse etti. Asıl amaç ise aracın “0” karbon emisyonu ile çalışan yeni aracını tanıtmaktı tabii ki. Burada, bir markacı gözü ile bakıldığında, üzerinde durulması gereken iki nokta var; ama önce bi’ videoyu izleyelim…

Öncelikle bir reklamın yapması gereken tüm görevleri yerine getirdiğini söylemek gerekir. Mesaj net, sade… son yıllarda kamuoyu gündemini tüm ülkelerde az çok etki altına alan önemli bir soruna –çevre kirliliği ve sürdürülebilirlik- çözüm üretiyor olması… yani kısacası amacına uygun, kaliteli bir iş. Fazla gevezelik etmeden anlatması da benim ayrıca takdirimi kazandı. “0.0 emisyon, doğaya görünmez demek!” mesajı çok şık olmuş.

Diğer konu ise, bu reklamın daha derinlerde yatan amacı; Mercedes neden böyle bir çalışma yapmıştır acaba? Marka konumlandırması, lüks ve konfor üzerine kurulu; hatta bir ölçüde performansı da ön plana alan bu markanın “çevrecilik” çağrışımıyla ilişkisi var mıydı şimdiye kadar?

Hatta çevreci araçların daha düşük performansa sahip olduğunu düşünürsek, var olan imajına zarar vermez mi bu yeni açılım? Belki çevreci ürünlerin pahalılığı lüks konumlandırmasına prim verse de tatmin etmeyeceği kesin. Ancak, Mercedes’in de hiç düşünmeden, araştırmadan böyle bir işe soyunacağını düşünmek saflık olur.

Bu açılım, bence iki şeyin göstergesidir; birincisi, artık sürdürülebilirlik ve çevre konularının tüketici önem sıralamasında çok üst seviyelere çıkmış ve satın alma kararlarını etkiliyor olmalı. Bu nedenle, artık köklü markaları bile kendi konumlandırmaları ile az ya da çok oynamaya itiyor olabilir. Diğer etkense Avrupa’daki ekonomik daralma olabilir. Hatta aynı süreci ABD’de de gözlemleyebiliriz. Yükselen yakıt giderleri, motorların daha küçük ve daha çevreci yapılması eğilimini doğuruyor.  O nedenle lüks markaların tır motorlu binek araçları, gittikçe daha az rağbet görüyor.mercedes sıfır emisyonlu f-cell arabası

Burada bir de, Reanault markasının ülkemizde yaptığı ilginç uygulamadan bahsetmeden geçemeyeceğim. Devletin kullanımını teşvik etmek için vergi kolaylığı sağladığı hibrit motorlu araçların, ülkemizde kullanımını zorlaştırmak adına ellerinden geleni yapmışlar. Normal koşullarda vergi kolaylığı ile normal araçlarla aynı fiyata satılabilecek olan, hibrit motorlu araç; maalesef Renault’nun arabanın aküsünü satmayıp fahiş fiyata kiralaması nedeni ile, aracı cazip olmaktan çıkarıyor. Ayrıca, ilgili parçanın kullanımı için km sınırlaması koyup, limit aşıldığında kirayı da katlaması cabası. İşte bu da Renault’nun ülkemize sunduğu sürdürülebilirlik anlayışı.

Advertisements