İş Yerinde Sosyal Medya Kullanımı Zaman Kaybı mı? LCW Yaklaşımı

LCW, genel olarak insan kaynakları konusunda başarılı olarak bilinen, çalışanlarını mutlu etmeyi genel başarı için vazgeçilmez olarak algılayan bir firma olarak bilinmektedir. Bu yaklaşımını sosyal medyada da aynı şekilde sergilemektedir. Hatta sosyal medyayı, İK açısından en iyi kullanan Türk markası olduğunu söylemek mümkündür. Daha önceki makalelerimden birinde, s-HRM (social human resources management) teriminin yaygınlaşacağını öne sürmüş ve bunun öneminden kısaca bahsetmiştim. Daha sonra geniş bir inceleme yayımlamak üzere, LC Waikiki (Tema Group) markasının bu konuda güzel bir örnek olduğunu belirtmek için, markanın LinkedIn hesabında yayımladığı yazıyı aşağıda ilginize sunuyorum.

Bu yazı içeriği ve markanın bunu LinkedIn sayfasında yayımlamış olması, iyi bir işveren markası imajına nasıl sahip olunacağını kısmen açıklayacaktır. Ama önce, Tema’nın işveren imajı üzerine hazırladığı ve sosyal medyada yayınlanan videoyu izleyelim;

 Sosyal Medya Zaman Kaybı; Dikkat Dağıtma Sebebi ve Şirket Kaynaklarının Tüketilmesi mi?

Bazı yöneticilerin ve yazarların, sosyal medya kullanımının iş üzerinde başlıkta yazan gibi, negatif etkilerinin olduğunu kabul etmelerine rağmen; diğerleri, sosyal medyanın dijital çağda iş yönetimi için önemli olduğunu savunmaktalar. Google anketi işte sosyal medya kullanımını araştırmıştır. Bu konuda süre gelen tartışmaların oluşturduğu doğal süreç, Google çalışanlarının dikkatini çekmiş ve Londra merkezli pazarlama araştırmaları grubu olan Millward Brown ile, bugünün iş yaşamında sosyal medya kullanımını inceleyen ortak bir araştırma yürütmüşler. Çalışma için, Millward Brown çalışanları, Batı Avrupa’da çalışan 2700 profesyonelin sosyal medya davranlışlarını incelemiş.

Araştırmanın sonuçlarına göre, anketi yanıtlayanların yaklaşık üçte biri (32%) sosyal medyayı her gün, işle ilgili amaçlar doğrulultusunda kullandıklarını ve yüzde 46sı da işte sosyal medya kullanma imkanlarını arttıracak araçların armasını umut ettiklerini iddia etmişler.

Üst düzey yöneticilerin de dörtte üçünün katıldığı anket sonucunda ulaşılan veriler, sosyal medya araçlarının iş stratejilerini değiştirdiğini; organizasyonun üretkenliğinin artmasına yardım ettiğini ve bilgiye ulaşmak için harcanan zamanı azalttığını göstermektedir.

Çalışmaya göre, cevap verenlerden yüksek hızda büyüyen (10% ve daha hızlı) işlerde çalıştığını belirtenlerin yüzde 81i, sosyal medya araçlarını işi daha da geliştirmek için kullanmaktalar. Bunun da ötesinde, sosyal medya verimsizliği ortadan kaldırıp, işgücünün daha katılımcı olmasını sağlıyor. Hızlı büyüme oranına sahip firma çalışanlarının yaklaşık yüzde 80i, sosyal medyanın katılım ve bilgi paylaşımını geliştirdiğini belirtmiştir.

Bir diğer ilginç olumlu bulgu ise, sosyal medyanın çalışanın işle ilgili tatmini ve kariyerinde ilerlemesini olumlu yönde etkileme olanağıdır. Sosyal medyayı sık kullandığını belirten çalışanların 86%sı yakın geçmişte terfi ettiğini belirtmiş ve 72%si  terfi etme ihtimalinin olduğunu iddia etmişler; bu durum sosyal medya kullanmayanlar için 62% ve 39% olarak görülmüştür.

Ankete katılan üst düzey yöneticilerin 71%i, sosyal medyaya izin veren, kucak açan firmaların en kalifiye iş gücünün ilgisini daha kolay çekeceğini ve elde daha kolay tutacağını söylemişler. Üst düzey yöneticileri 76%sı, sosyal medyaya sıcak bakan firmaların, teknolojiyi yok sayanlara nazaran çok daha hızlı büyüyebileceğini savunmuşlardır. Buna ek olarak, yöneticileri 53%ü, sosyal medyaya soğuk olan iş yerlerinin eninde sonunda başarısızlığa uğrayacağını savunmuşlar.

Sosyal trendler sadece teknoloji ile ilgili değildir. Bu yeni çalışma biçimi, bir kültürel değişimdir. Nihai olarak, başarıya ulaşan organizasyonlar, eskiye tutunanlar yerine, tabuları yıkarak sosyal araçlara uyum sağlayanlar olacaktır.(Kaynaklar: www.shrm.org LCW LinkedIn Discussion )

Bu yaklaşım, markanın insan kaynağına ve yeniliklere ne kadar önem verdiğine dair ipucu veriyor; gerçekte de bundan farklı olmadığını, çalışanlara bir çok sosyal aktivite imkanı sağlanarak mutluluklarının hedeflendiğini biliyoruz. bir çok firmanın gözden kaçırdığı bir gerçeğin farkındalar; personeli mutlu olmayan bir organizasyonun, sağlıklı büyümesi mümkün değildir.

Advertisements