#uzayagitmekistiyorumcunku Bu Topraklardan Dünya Markası Çıkmayacak Galiba…

Hatırı sayılır bir zaman geçti aslında bu kampanya başlayalı; mesleğin şiarına yakışmaz güncel olmamak ama az bir bekleyim dedim eleştirmeden önce… belki stratejileri vardır; sonradan açılacaklardır diye… halen ümidim var aslında, belki seyahat sürecinde bir şeyler yaparlar. Ancak, şuanda yapılan hata/eksikleri yok saydıramazlar artık.

Herşey, bir arkadaşın, Twitter’da “Ufo uzaya götürüyormuş” başlıklı bir haber linki paylaşması ile başladı; sanırım 2-3 hafta olmuştur.

“Şaka!” dedim; çünkü böyle bir haber hangi kanaldan duyulsa, sosyal medyayı sallaması gerekirdi. Hele ki Red Bull, yakın tarihte uzayın yamacına gitmesiyle, bu kadar ses getirmişken. “Red Bull Extrem Sporlar Üzerinden Marka İletişimini Yasakladı” dedik ama; uzay meselesi de iştahları kabartmış olacak ki, uzay temasına sıkça rastlamaya başlıyoruz. Tabii her zamanki gibi “batının bilimini çalışkanlığını taklit etmek yerine, tuhaflıklarını cımbızlamak” suretiyle bir acayip vaziyete düşüyoruz.

Ben işim gereği, sosyal medyada yoğun olarak; marka iletişimi, reklam vs. işleri ile meşgul profesyonelleri takip ederim ama; onların bile haberdar olmadığı, önemsemediği bir durum var ortada. Aradan bu kadar zaman geçmişken, şöyle bir google araştırması yaptım; dalga geçen birkaç blog yazısı ve birkaç haber metninden başka bir şey bulamadım. Peki elin markası, bir günde bütün dünyayı kendine kilitlemişken; “uzaya giden ilk Türk’e” sponsor olmak neden bu kadar zayıf kalır? Belli ki iletişim stratejisinde bir arıza var. Markalama mı? Satış sloganı mı? Yoksa salt PR mı? Hangisi yapılmaya çalışılmış anlamadım.

Zayıf sosyal medya iletişimi

Kampanya iletişimini sosyal medyaya entegre etmeye çalışmışlar sanırım ama yapmasalarmış daha iyiymiş. #ufobenidiskoyagötür… pardon #ufobeniuzayagotur gibi klişe göndermesi olan bir sloganla başlayan serüven, şu sıralar #uzayagitmekistiyorumcunku diye devam ediyor. Fakat bu etiketleri Twitter’da arattığınızda çıkan tablo içler acısı; ikisinde de beşer onar twit mevcut; yarısından çoğu “espritüel” twitler. Halbuki, böyle bir kampanyanın temel iletişim kanalı sosyal medya olması gerekirdi ve doğru bir iletişim stratejisi ile ciddi bir yankı uyandırırdı.

Yanlış strateji

Ancak, iletişimin temelinde bir yanlışlık var; haberin ilk ulaştığı kaynaklara (ana akım yayın organları; özellikle web gazeteleri) bakılacak olursa, iletişimi konvansiyonel bir PR çalışması mahiyetinde sürdürdükleri açıkça görülecektir. Diğer yandan, kampanya katılım koşullarına baktığımızda ise (katılım formunda, satın alınan ürün seri numarası soruluyor) durum bir anda satış arttırmak için üretilen bir slogan pozisyonuna indirgenmiş. Oysa, böyle bir kampanya; önemli bir marka iletişim kaynağı olabilirdi.

ufo'dan hediye yağmuruBir kişiyi uzaya göndermek, şu günlerde kaç para tutar? Kaç UFO satarak bunun parası çıkar? UFO hedef kitlesinde, uzaya gitmek isteyen kaç kişi vardır? Bu soruların cevabını araştırmadım, ilgilenmiyorum da. Ancak bildiğim bir gerçek var ki; satış arttırmak için böyle bir kampanya yapılmaz! Belki de bu indirgenmişlikten kurtarmak için, kampanyaya, sonradan başka hediyeler de eklendi; kazanma koşulu da haberi paylaşmak. Bu, olumlu bir adım olmuş ama ne kadar işe yarar bilemiyorum.

Uzay’a göndermek UFO’nun marka kimliğine ne kadar uygun?

Sırf marka ismi uyumlu diye, birilerini uzaya göndermek, ne kadar doğru?

Böyle büyük bir kampanya, neden ürün seri numarasına indirgenir? Neden, hedef kitleden, hikayeler üretmesi istenmez?

Daha sorulacak birçok soru varken; neden profesyonellerin bu konu ile çok ilgilenmediğini ve şahsen neden bu kadar geciktiğimi daha iyi anlıyorum. Oturup üzerinde akademik makale yazılabilir –hata vakası olarak; buna da motive olmak kolay olmuyor haliyle. Seyahat sürecinin tamamen kaydedileceğini belirtmişler; o aşamada işe yarar bir iletişim yapmalarını umuyorum artık.

Advertisements